İstanbul’dan üniversite öğrencileri anlatıyor…

“Gerici ve baskıcı kuşatmayı parçaladık!”

AKP-MHP iktidarının sonu gelmeyen faşist baskı ve saldırılarına karşı sokağa çıkan üniversiteliler, halk hareketinin önemli bir dinamiği olan gençlik mücadelesine ilişkin düşüncelerini paylaştılar.

  • Haber
  • |
  • Gençlik
  • |
  • 30 Mart 2025
  • 19:00

Zorbalığa karşı özgürlük talebiyle başlayan gençlik hareketi iki haftaya yakındır sürüyor. İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin önlerine kurulan barikatları yıkmasıyla başlayan ve bütün üniversitelere, sokaklara, meydanlara yayılan isyana on binlerce kişi katıldı. 

Bu süreçte en güçlü eylemler üniversiteli gençlikten geldi. ODTÜ, İstanbul Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Galatasaray Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İTÜ, YTÜ, MSGSÜ, Dokuz Eylül Üniversitesi gibi devlet üniversitelerinden Koç Üniversitesi, Bilgi Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi’ne değin bütün üniversiteler eylem alanına dönüştü. Sokaktaki direnişten kampüslerdeki boykotlara varıncaya kadar gençlik sürecin en hareketli öznesiydi.

İktisadi-mali krizin faturasına, işsizliğe, eğitim hakkının gaspına, en temel haklardan yoksunluğa ve de en önemlisi AKP-MHP iktidarının sonu gelmeyen faşist baskı ve saldırılarına karşı sokağa çıkan üniversiteliler, halk hareketinin önemli bir dinamiği olan gençlik mücadelesine ilişkin düşüncelerini paylaştılar.

***

İÜ İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümünden bir öğrenci günlerce süren gençlik isyanına ilişkin şunları dedi:

“Üniversitelerin, sokakların gerçek sahibi olduğumuzu göstermek için harekete geçtik. Tek adamın iki dudağı arasından çıkan kararlara mahkum olmamak için sokaklardayız. Son yılların en ağır ekonomik krizini yaşıyoruz. Krizin faturası evde ailemizin, üniversitede bizim omuzlarımızda. Bizler için eğitim yok, beslenme yok, barınma yok. Yaşamsal ihtiyaçlarımıza dahi erişemediğimiz bir yoksullukla karşı karşıyayız. Üniversite öğrencisiyiz, ama kampüsten çok işyerinde çalışarak zaman geçiriyoruz. 

Bu düzende bir geleceğimiz yok, görüyoruz. Özgürlüğümüz yok görüyoruz. 

Bir gecede tek bir adamın ağzından çıkan kararlardan, “ben yaptım oldu” anlayışından bıktık! 

Üniversitelerdeki en sıradan kulüp ve topluluk etkinliklerinin dahi iktidarın ideolojik referanslarıyla uyuşmadığında engellenmesinden bıktık. Biz bu barikatlar önümüze kurulmadan önce de boğucu bir kuşatma altındaydık. O yüzden yalnızca polisin kurduğu barikatı yıktığımızı düşünmeyin. Biz bu gerici ve baskıcı kuşatmayı parçaladık aslında. Gücümüzü, birlikte harekete geçince fark ettik. Bizden ne kadar korktuklarını öğrendik. Korkmakta da haklılar. Zira artık birlikteyiz. Bu birlikteliklerimizi daha güçlendirmeye kararlıyız.”

“Öfkeliyiz! Alanları dolduruyoruz, direniyoruz!” diyen İÜ Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri’nden (ÇEKO) bir öğrenci ise şunları ifade etti:

“Günlerdir İstanbul Üniversitesi öğrencileri olarak direniyoruz. Derslerimizi boykot ediyoruz. Peki neden ders boykotu yapıyoruz? Haklarımız gasp ediliyor, geleceğimizin bir garantisi yok ve en önemlisi biz özgür değiliz. Faşist tek adam rejimi yıllardır anti-demokratik uygulamaları hayata geçiriyor, tepeden atanan kayyımlardan kampüse giren polislere dek. Hocalarımız muhalif oldukları için işten çıkarılıyor, tutuklanıyor. Onlarca sıra arkadaşımız eylemlere katıldığı için tutuklanıyor. Öfkeliyiz! Alanları dolduruyoruz, direniyoruz. Direnmeye devam edeceğiz haklarımız, özgürlüğümüz ve geleceğimiz için!”

İÜ Fen Fakültesi Fizik Bölümü’nden bir öğrenci ise gençlik isyanına ilişkin “Eğitim hayatımıza, özgürlük gibi temel haklarımıza kavuşmak adına, taleplerimiz yerine getirilene kadar mücadeleye ara vermemeye karar kıldık. Faşist baskı ve zorbalığı reddediyor geleceğimize ve özgürlüğümüze sahip çıkıyoruz” dedi.

İÜ Yabancı Diller Fakültesi’nden bir öğrenci ise şunları söyledi:

“Yıllardır süren zorbalığın son dönemde giderek tırmanmasına karşı, üniversitelerde söz söyleme hakkıma sahip çıkmak adına akademik boykot sürecine katıldım. Sürecin başından itibaren gençliğin biriken öfkesine kendi öfkemi de karıştırıp yoğurmak ve bu mücadeleyi giderek büyütmek için; inisiyatif almaktan geri durmayan bütün genç arkadaşlarımızın özverisiyle ‘Üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleşecek’ şiarını koruyarak okullarda forumlarımızı aldık ve eylemliliğimizi artarak devam ettirdik. Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz. Bütün gözaltındaki arkadaşlarımız için eylemlerimizi büyütmeye devam edeceğiz.” 

Kızıl Bayrak / İstanbul