Doğduğumuz ilk andan itibaren AKP iktidarda. İlk andan itibaren AKP’nin politikaları ile büyüdük. AKP’nin politikaları sonucu bugün milyonlarca akranım-yaşıtım gelecek kaygısı yaşıyor. Bu nedenle yüz binlerce sıra arkadaşım ile birlikte özgürlüğümüz, geleceğimiz ve haklarımız için sokaklara aktık.
Neredeyse çeyrek asırdır iktidarda olan AKP, yarattığı krizlerin faturasını bize keserken, üzerimizdeki faşist baskıyı arttırırken, bizlere artık bir gelecek hayali bile satamaz duruma gelmişken bizim sessiz bir şekilde seyirci kalmamız düşünülemezdi. AKP’nin yarattığı bunca krizlere ve hukuksuzluğa karşı birilerinin “kırmızı kart” göstermesini bekleyemezdik. Bekleyemezdik, hayatlarımız çürürken ve günbegün daha kötü koşullara sürükleniyorken. Hep birlikte sahaya indik, müdahale ettik, biz de buradayız dedik. Sokakları doldurduk!
Sokakları, meydanları ve kampüsleri sloganlarımızla, öfkemizle ve taleplerimizle doldurduk. Yeri geldi omuz omuza kilometrelerce yürüdük İstanbul sokaklarında. Yeri geldi bağıra bağıra marşlarımızı, sloganlarımızı ve öfkemizi haykırdık. Yeri geldi forum yaptık, ne yapacağımızı nasıl yapacağımızı tartıştık. Yeri geldi kampüste ve sokaklarda barikat başında gaz yedik, plastik mermi yedik. Ama ne yaptıysak, nasıl yaptıysak birlikte yaptık, birlikte direndik, birlikte mücadele ettik. Çünkü başka çaremiz, başka çıkış yolumuz yok. Birbirimizden başka güvenecek kimse de…
Şimdi iyisiyle kötüsüyle, ileri ve geri durumlarıyla yarattığımız bu hareketlenmeyi daha ileriye taşımalı, sürekliliğini devam ettirmeliyiz. Bunun için de bulunduğumuz her alanda örgütlenmeliyiz. Bölüm bölüm, fakülte fakülte, kampüs kampüs, kent kent…
Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!
İstanbul Teknik Üniversitesi’nden bir öğrenci