Faşist hareketler, rejimler ülkelerinin diline savaş açarlar. Hitler’in propaganda bakanı Goebbels, “Kültür sözcüğünü duyunca silahıma sarılırım” diyordu.
Trump rejimi de aynı yolda
ABD’de süreç olarak faşizm de bu yönde hızla ilerliyor. Başkan yardımcısı JD Vance, “Üniversiteler savaş alanımızdır profesörler düşmanımız” diyor, büyük alkış topluyordu. Trump rejimi, ilk ve ortaöğretimde, üniversitelerde, ABD tarihinin köleci, soykırımcı dönemlerinin öğretilmesini yasaklamaya çalışıyor. Eğitim bakanlığını ortadan kaldırmayı ve yoksul öğrencileri etkileyecek şekilde programlardan fonları kesmeyi amaçlıyor. Üniversitelerdeki özgür tartışma ortamını, antisemitizmle mücadele kisvesi altında hedef alıyor; eğitim bakanlığı, 60 üniversiteyi soruşturarak akademide ifade özgürlüğüne yönelik baskıyı güçlendiriyor. Trump, CNN ve MSNBC haber kanallarının yasadışı olduğunu iddia ediyor. Trump rejimi devlet dairelerinde, yazışmalarda, web sitelerinde yüzden fazla sözcüğün kullanılmasını yasakladı: Bazıları Türkçeye çevrilince birden fazla sözcük oluyor:
Erişilebilir-aktivizm-aktivistler-savunuculuk-savunucu-savunucular-onaylayıcı bakım-kapsayıcı-müttefiklik-ırkçılık karşıtlığı-doğumla belirlenen-doğumda kadın olarak belirlenen-doğumda erkek olarak belirlenen-risk altında-engel-engeller-ait olmakönyargı-önyargılı-... konusunda önyargılı-önyargılar-... hakkında önyargılar-biyolojik olarak kadın-biyolojik olarak erkek-siyah, yerli ve renkli insanlar-siyah-süt annesi-emziren kişiler-emziren-temiz enerji-iklim krizi-iklim bilimi-ticari seks işçisi-topluluk çeşitliliği-topluluk eşitliği-doğrulama önyargısı-kültürel yeterlilik-kültürel farklılıklar-kültürel miras-kültürel hassasiyet-kültürel olarak uygun kültürel olarak duyarlı-çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık-çeşitlilik, kapsayıcılık ve erişilebilirlik- çeşitlilik, eşitlik, kapsayıcılık, erişilebilirlik ve aidiyet-çeşitlilik, eşitlik,kapsayıcılık ve adalet-engellilikler-engellilik-ayrımcılığa uğramış-ayrımcılık-ayrımcı-eşitsizlik-çeşitli-çeşitli geçmişler-çeşitli topluluklar-çeşitli topluluk-çeşitli grup-çeşitlendirilmiş-çeşitlendirmek-çeşitlendirme-çeşitlilikçeşitliliği artırmak-çeşitliliği artırma-çevresel kalite-eşit fırsat-eşit-likadil-adillik-hakkaniyet-etnisite-dışlanmış-dışlama-ifade-kadınkadınlar-feminizm-kapsayıcılığı teşvik etme-toplumsal cinsiyete dayalı şiddet-cinsiyet-cinsiyete dayalı-cinsiyete dayalı şiddet-cinsiyet çeşitliliği-cinsiyet kimliği-cinsiyet ideolojisi-cinsiyet onaylayıcı bakımcinsiyetler-Meksika Körfezi-nefret söylemi-sağlık eşitsizliği-sağlık hakkaniyeti-Hispanik azınlık-tarihsel olarak-kimlik-göçmenler-ön-yargı-örtük önyargılar-kapsayıcılık-kapsayıcı-kapsayıcı liderlik-yerli toplulukeşitsizlikler-eşitsizlik-adaletsiz-adaletsizlikler-adaletsiz-likadaletsizlik-kurumsal-kesişimsel-kesişimsellik-kilit gruplar-kilit kişilerkilit nüfuslar-Latin-LGBT-LGBTQ dışlamak-dışlanmış-ruh sağlığı-azınlıklar-azınlık-en yüksek riskerkeklerle seks yapan erkeklerçok kültürlü -yerli Amerikalı-ikili cinsiyet sistemine uymayan-baskıbaskıcı-yönelim-ayrıcalık-ırkçılık-cinsellik-sosyal adalet-onlar/onlaratrans-transgender-savunmasız topluluklar-kadınlar. (The New York Times)
Mann ve Klemperer
Almanya’da Nazilerin dili bir iletişim aracı olmaktan çıkarıp bir propaganda, manipülasyon, baskı silahına dönüştürmelerini, bunlar yaşanırken irdeleyenler arasında Thomas Mann ve Victor Klemperer’in katkıları özellikle önemlidir.
Thomas Mann, Nazi rejiminin Almancayı nasıl bozduğunu, yozlaştırdığını sıkça dile getirmiştir. Mann, bu süreci ahlaki ve kültürel bir çöküş olarak ele alırken Klemperer dilbilimsel ve ideolojik bir analiz yapıyordu. Nazi rejiminin, dili gerçekleri gizlemeye yönelik bir düşünce kontrol aracı olarak kullandığını, dilin bizzat halkın ve medyanın katılımıyla nasıl dönüştürüldüğünü gösteriyordu.
Cumhuriyet / 20.03.2025