Kitlelerin baskı ve zorbalığa karşı isyanı farklı eylem biçimleri üzerinden devam ediyor. Bilindiği üzere, iktidarın CHP’ye dönük operasyonu ve bu yolla topluma kendisini yeni bir düzeyde dayatması halk hareketini tetiklemiş, hareketin başlangıcında ve devam eden günlerinde üniversiteli gençlik çok özel bir rol oynamıştı.
Halk hareketi günlerinde üniversite kampüsleri, sokaklar ve meydanlar gençliğin patlayan öfkesine sahne oldu. Polis barikatlarını devire devire önünü açan üniversite gençliğinin zorbalığa karşı özgürlük mücadelesi, halk hareketi içerisinde kendisine ayrı ve özgün bir alan açtı. Gerici-faşist iktidarın, kitle hareketinin ve sokak mücadelelerinin ilk gününden itibaren üniversite gençliğini hedef almasının gerisinde de bu aynı olgu yer alıyor.
Üniversitelerde ve sokakta devam eden gençlik mücadelesini özel hedef haline getiren Erdoğan yönetimi, gençliğin isyanını bastırmak için polis terörünü devreye soktu. Gençliğin öfkesini polis copu ve postallarıyla ezmek için hiçbir sınır ve ölçüt tanımadı. Aynı zamanda gözaltı-tutuklama furyasının düğmesine bastı. Sokak eylemlerinde ve ev baskınlarında yüzlerce üniversiteli gözaltına alındı, gözaltına alınanların önemli bir kesimi tutuklanarak hapishanelere gönderildi.
Bu kaba ve küstah zorbalık iktidarın korkusunu dindirmemiş olmalı ki, gençliği sokaklardan çekmek ve hareketi soğutmak için bayram tatilini uzattı. “Gençler-çocuklar aileleriyle daha fazla zaman geçirsin” yalanıyla bayram tatilinin uzatılması, hareketi soğutmak umuduyla “tatilden” medet umması iktidar payın açık bir aczin ifadesidir.
Çok yönlü sorunların pençesinde boğuşan; haklarının, özgürlüklerinin ve geleceğinin zorbalıkla zapturapt alınmasına büyük bir öfke duyan gençlik kitleleri iktidarın bu ayak oyununa pirim vermemelidir. Gerici-faşist rejimin yaptığı sinsice hesapları bozmalıdır. Bu doğrultuda; hakları, özgürlükleri ve gelecekleri için mücadele eden üniversite gençliği “mücadelenin de isyanın da tatili olmaz” bakışıyla, bayram sürecinde açık olan okullarda eylem ve direnişlerini sürdürmelidir. Okulları tatile giren öğrenciler ise bulundukları her alanda, halk hareketinin açtığı eylem ve direniş zeminlerinde yerlerini almalıdır. İktidarın “tatil matematiğini” boşa çıkarmanın ve isyanı büyütmenin yolu buradan geçmektedir.