8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Latin Amerika'nın bazı ülke ve kentlerinde kadınlar kitlesel olarak sokaklara çıkarak eşitlik, şiddetten korunma ve onurlu bir yaşam taleplerini dile getirdi.
Eylemlerde cinsiyete dayalı şiddeti reddeden, eşitlik ve adalet talep eden sloganlar Şili, Uruguay, Paraguay ve Bolivya'nın yanı sıra Kosta Rika, Dominik Cumhuriyeti ve El Salvador gibi Orta Amerika ülkelerinde sokaklarda yankılandı. Kadınlar, tüm bu eylemlerde şiarlarıyla, konuşmalarıyla, taşıdığı dövizlerle kürtaj hakkının tanınmasını ve toplumsal cinsiyet gündeminin ön planda tutulmasını taleplerini de dile getirdi.
Meksika’da BM rakamlarına göre her gün ortalama on kadının öldürülüyor. Meksika’da binlerce kişi başkent Mexico City'de gösteri düzenledi. Kadınlar 8 Mart’da Zócalo meydanında toplandı. Mexico City belediyesi 8 Mart'taki yürüyüşe 200.000'den fazla kadının katıldığını bildirdi. Kadınlar, sloganlar atarak, pankartlar taşıyarak, kardeşlik için, şiddete son vermek ve eşitsizlikle mücadele etmek için yürüdü. "Onları canlı aldılar ve biz onları canlı istiyoruz" "özgür, güçlü, canlı ve korkusuz" şiarları haykırıldı, pankart ve dövizler taşındı. Yürüyüşe katılan onlarca kadın, Meksika Başsavcılığı binasının etrafını saran metal çitleri yıkmaya çalıştıkları sırada bina dışında göz yaşartıcı gazla saldırıya uğradı. Eylemlerde Eyalet Kongresi binasının dış cephesini ateşe verdi. Sonora'daki Federal Yargı Dairesi (PJF) binasının pencerelerini ateşe veren bir kadın grubu, kadına yönelik şiddete karşı protesto düzenledi. Kadınlar, Puebla'da Kadınlara Yönelik Cinsiyete Dayalı Şiddet Suçlarını Araştırmak İçin Özel Savcılık Ofisini ateşe verdi. 8 Mart'taki gösteri sırasında, Puebla'nın Tarihi Merkezi'nde bulunan Özel Savcılık Ofisi'ne birkaç kadın girerek üç ofisi ve çeşitli belgeleri ateşe verdi. Guanajuato'da, León Belediye Başkanlığı girişindeki eşyaları yaktılar. Yangın binanın dışına doğru metrelerce yayıldı.Metropolitan Katedrali'nde metal çitleri yıkmaya çalışan kadınlara göz yaşartıcı gaz sıkıldı.
Arjantin’de on binlerce kadın cinsiyetçi şiddete ve Javier Milei hükümetinin politikalarına karşı seferber oldu. En geniş katılımlı eylemlerden biri Buenos Aires'teki Plaza de Mayo'da "faşizme, ırkçılığa, ataerkilliğe ve kapitalizme karşı" şiarı altında gerçekleşti. Ni Una Menos örgütü, “Açlık, yağma ve zulümle iktidarı ele geçiren aşırı sağa karşı mücadele” çağrısı yaptı. Grup, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Donald Trump ve Elon Musk'ın ABD ile Avrupa'daki aşırı sağcı kesimler arasında yürüttüğü kültürel savaşa atıfta bulunarak, "Milei'nin dolandırıcılığı tüm dünyada tekrarlandı ve milyarderlerden alkış alıyor" ifadelerini kullandı. El Pais’te yer alan habere göre bu yıl Arjantin'de düzenlenen 8 Mart yürüyüşleri, Milei'nin Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı, "felaket cinsiyet ideolojisi" ve "radikal feminizm"den bahsederek eşitlik politikalarına karşı bir saldırı başlattığı ifade edildi. Milei, günler sonra Kongre'den kadın cinayeti kavramını ve cinsiyet eşitliği yasalarını sona erdirmesini isteyeceğini duyurdu. Arjantinli kadın ve LGBTİ örgütleri, Javier Milei hükümetinin politikalarına karşı "faşizme, ırkçılığa, ataerkilliğe ve kapitalizme karşı" eylemler yaptı. Buenos Aires'te her yaştan kadın, Ulusal Kongre alanı etrafında toplandı ve Avenida de Mayo boyunca Yürütme Merkezi'nin bulunduğu Plaza del Mayo'ya doğru yürüdü.
Şili’de Santiago'daki kadınlar 8 Mart’ta, Latin Amerika'da kendisini "feminist" ilan eden ilk hükümet olan Gabriel Boric hükümetinden, toplumsal cinsiyet mücadelelerini daha da derinleştirmesini ve Güney Amerika ülkesindeki emekçilerin büyük çoğunluğu için hala tabu olan ücretsiz kürtaj tartışmasını açmasını talep etti. Sadece Santiago'da yarım milyon insan, aşırı sağın faşist saldırısına karşı sokağa çıktı ve derin dönüşümleri teşvik etmeye devam edilmesini talep etti. Feminist Koordinatör 8M ve Genel Feminist Grevi 2025 sözcüsü Javiera Mena yaptığı açıklamada "Bugün, yasal kürtaj, makul emeklilik maaşları ve barınma hakkı yerine cezasızlığı ve baskıcı gündemi öne çıkaran bir hükümete dikkat çekmek için yürüyoruz" dedi.
Peru'da binlerce kadın 8 Mart’ta, toplumsal cinsiyet eşitliğini talep etmek ve cinsiyetçi şiddete karşı protesto etmek için çeşitli şehirlerde sokaklara çıktı. Yürüyüşlerde, Dina Boluarte ve gerici hükümeti ve son aylarda pek çok olaya karışan, ülkenin en itibarsız kurumlarından biri olan Kongrey, Yürütme Kurulu'nun Kadın ve Kalkınma Bakanlığı ile Sosyal Katılım Bakanlığı'nın birleştirilmesine ilişkin duyurusu da protesto edildi.
Kolombiya’da kadınlar ülkenin büyük şehirlerinde "İş ve onurlu bir yaşam, feminist ilerleme ve kolektif direniş!" şiarıyla eylemler düzenledi. Sloganlar şiddetten olmadığı, onurlu bir yaşam içindi.
Bogota'da kaybedilen çocukları için bir araya gelen annelerin mücadelesini simgeleyen 'Las cuchas están razón' (Cuchálar Haklıdır) adlı duvar resminin önünde yüzlerce kadın, kolektif bir şekilde seslerini yükseltmek, haklarını talep etmek, direnişten söz etmek ve şehri mor ve yeşile boyamak için bir araya geldi.
Brezilya’da kadınlar, adalete daha iyi erişim talebiyle São Paulo'nun ana caddelerine çıktı. Ülkenin birçok şehrinde gerçekleşen protestoların başlıca sloganları “Sıfır kadın cinayeti” ve “Hemen şimdi kürtajın yasallaştırılması” idi. Ancak 8M gösterileri bu yıl Brezilya Karnavalı'nın son hafta sonunda düzenlenen çok sayıda geçit törenine de yansıdı…
Ekvador'da binlerce kadın 8 Mart’ta artan şiddete ve "haklarını kaybetme" tehdidine karşı eylem düzenledi. Yürüyüşlerin en kitleseli başkent Quito'da gerçekleşti. Burada, yerli ve Afrika kökenli liderler, LGBTİ’ler ve kadın cinayeti mağdurlarının yakınları, hükümet Sarayı'na yürüdüler.