Baskı ve zorbalık düzeniniz son bulacak!

Ekrem İmamoğlu, bazı belediye başkanları ve çok sayıda belediye çalışanının tutuklanmasıyla birlikte dinci-gerici saray rejiminin baskı ve zorbalığına karşı başta üniversite gençliği olmak üzere halkın eylemli tepkisi günlerdir devam ediyor. Eylemlerin yaygınlık kazanması ve süreklileşmesinin ardından saray rejiminin şefi Erdoğan saldırıya geçti.

  • Kızıl Bayrak yazıları
  • |
  • Güncel
  • |
  • 25 Mart 2025
  • 15:00

Ekrem İmamoğlu, bazı belediye başkanları ve çok sayıda belediye çalışanının tutuklanmasıyla birlikte dinci-gerici saray rejiminin baskı ve zorbalığına karşı başta üniversite gençliği olmak üzere halkın eylemli tepkisi günlerdir devam ediyor.

Eylemlerin yaygınlık kazanması ve süreklileşmesinin ardından saray rejiminin şefi Erdoğan da saldırıya geçti. Dün gerçekleşen kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada sokaklara çıkan yüz binleri “3-5 çığırtkan”, “vandal”, “şehir eşkıyası” olarak tanımladı. O da yetmedi, Gezi sürecinden aşina olduğumuz şekilde yalanlara ve karalamalara başvurdu. Eylemcilerin “asit ve baltayla polise saldırdıklarını”, “dükkanların camını kırdıklarını”, “tarihi camilerin avlularını meyhaneye çevirdiklerini”, “yüzlerce polisi yaraladıklarını” iddia etti. 

Polislerin yaralanmasının ve milyarlarca liralık kamu zararının sorumlusu olarak da düzen partisi CHP’yi işaret etti. CHP'ye “Sadece sloganını değil zihniyetini de aldığınız banka soyguncusu marjinal sol örgütleri polisimizin üzerine salmayın” diye seslendi. Büyük bir kriz içinde olan Türkiye ekonomisinde son günlerde yaşanan gerilemenin faturasını ise CHP’ye çıkardı.

Erdoğan’ın seçim hesaplarıyla CHP’yi hedef alan söylemlerini bir kenara bırakırsak, asıl olarak sokaklara çıkan, öfkelerini haykıran öğrencileri, kadınları ve halkı hedeflediği açık. 

Büyük bir yoksulluğa, sefalete ittikleri emekçilerin, geleceksiz bıraktıkları gençlerin, yok saydıkları kadınların öfkesinin patlamasından o kadar korkuyorlar ki, her fırsatta Gezi’yi anmaktan geri durmuyorlar. Haziran Direnişi sürecinde “Kabataş’ta camide içki içtiler” yalanının bir benzerini diline dolayan Erdoğan, şimdi de “Saraçhane’deki camilerin avlularını meyhaneye çevirdiler” yalanına başvurdu.

Tüm bunları geniş kesimlerin bilinçlerini bulandırmak, öfke ve tepkileri yalan ve karalamalarla perdelemeye çalışmak, aynı zamanda kendi tabanlarını konsolide etmek için yapıyor. 

Erdoğan, saldırı, karalama ve hakaretlerle yüklü konuşmasında “Türkiye Yüzyılı vizyonuyla” güçlü bir Türkiye inşa etmeye odaklandıklarını iddia ediyor. 

Onların “Türkiye Yüzyılı” vizyonunda, milyonlarca emekçinin daha fazla yoksullaşması pahasına sermayeye kusursuz hizmet var. Yandaşlar için yağma, talan ve rant var. Ülkenin dört bir yanının parsel parsel satılması var. Kadınların boyun eğdirilmek istendiği kölelik düzeni var. Gençlerin geleceksiz bırakılması var. Demokratik hak ve özgürlüklerin ezildiği despotik bir rejim var. 

Ancak günlerdir sokağa çıkan yüz binler “biat etmeyeceğiz”, “zorbalığına boyu eğmeyeceğiz” diyor.

Bugün tepkileri ve öfkelerini alanlarda haykıran yüz binler, yarın örgütlü bir güç olarak ayağa kalktığında bu köhnemiş zorbalık düzeni temelinden sarsılmaya başlayacaktır!