Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü! 8 Mart, “10 saatlik iş günü”, “Eşit işe eşit ücret” talepleriyle fabrikalardan meydanlara, sokaklara taşan kadın işçilerin mücadelesini, eşit ve sömürüsüz dünya arayışındaki Ekim Devrimi’nin biricik Petrogradlı kadın tekstil işçilerinin grevlerini simgeler. Bir kutlama günü olarak tarihsel ve sınıfsal özünden koparılmak istense de başta kadın işçiler olmak üzere tüm işçi sınıfının kanlı mücadeleleri ile kazanılmış bir gündür.
Bu düzen gelecek vaadetmiyor!
8 Mart, kadınlara dayatılan çifte sömürüye ve ezilmişliğe karşı, kapitalist düzene karşı örgütlenme ve mücadele çağrısıdır. Bu köhne düzen her krizi başta kadınlar olmak üzere tüm topluma fatura ediyor. Yedek işçi ordusu olarak görülen kadınlar derinleşen kriz, çürümüş sistemle birlikte evde, sokakta, yurtlarda, fabrikalarda, iş yerlerinde baskıya, şiddete, çifte sömürüye, taciz ve tecavüze maruz kalıyor, katlediliyor.
Yaşamını yitiren, öldürülen, kaybolan kadın ve çocuklara her gün bir yeni isim ekleniyor. Zeren Ertaş, Rojin Kabaiş, Özge Ceren Deniz, Gülistan Doku... Kadınlar sokakta, yetersiz yurtların bozuk asansörlerinde, yağmurlu havada bir caddede bu sistemin birer kurbanı oluyor. Düzenin yargısı ise failleri aklamaya, kollamaya devam ediyor.
Dinci, gerici AKP-MHP iktidarı ise görev bilinciyle gerici uygulamaları kullanıp, toplumu tahakküm altına almaya çalışarak, kendi gerici-dindar kültürünü inşa etmekten bir adım geri durmuyor. Katliamların, çocuk istismarlarının, taciz ve tecavüzlerin giderek artmasına olanak sağlıyor.
Özgürlük ve gelecek için alanlara, hesap sormaya, örgütlü mücadeleye!
Tam da böyle bir zamanda 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü karşılıyoruz. Tüm saldırılar olurken, saldırılara karşı direnişler de yaşanıyor. Geçtiğimiz sene İkbal Uzuner ve Ayşegül Halil’in katledilmesinin ardından yurtlarda, liselerde, üniversitelerde, sokaklarda kadın cinayetlerine karşı binler sokaklardaydı.
Kadınlar Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında kavgasına, mücadelesine sahip çıkıyor, yaşamları ve özgürlükleri için sokaklara çıkıyor. Gençlik yaşam hakkı için kampüsleri, yurtları eylem alanına çeviriyor. Polonez’de, Lezita’da, Temel Conta’da olduğu gibi kadın işçiler ise yol göstermeye devam ediyor. Kadın sorunun yegane çözümünün mücadelede, örgütlenmede olduğunu haykırıyor.
Kapitalist sömürü düzeninden kurtulmadıkça geleceğimizi ve özgürlüğümüzü elde edemeyeceğiz. Bu barbar düzenden örgütlenerek, mücadele ederek, devrim yoluna taşlar döşeyerek kurtulacağız. Kadın-erkek el ele vererek kızıl yarınlara ulaşacağız.
Devrimci Gençlik Birliği olarak, 8 Mart’tın tarihsel çağrısına kulak veriyor, başta kadın işçiler olmak üzere tüm işçi ve emekçileri, gençliği meydanlarda, caddelerde örgütlü mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz.
Devrimci Gençlik Birliği
8 Mart 2025