R Tipi hapishanelerde hak ihlalleri

İHD Merkezi Hapishane Komisyonu, R tipi hapishanelerde yaşanan hak ihlalleri hakkında hazırladığı raporu kamuoyuna açıkladı.

  • Haber
  • |
  • Güncel
  • |
  • 10 Mart 2025
  • 20:30

İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkezi Hapishane Komisyonu, İHD Genel Merkezi'nde yaptığı basın toplantısı ile R tipi hapishanelerde yaşanan hak ihlalleri hakkında hazırladığı raporu kamuoyuna açıkladı.

İnsan Hakları Derneği gönüllüsü avukatlar 19 Eylül 2024 tarihinde Metris R Tipi Hapishanesi, 20 Eylül 2024 tarihinde Menemen R Tipi Hapishanesi ve 25 Ekim 2024 tarihinde Elâzığ R Tipi Hapishanesi ziyaret edilerek toplam 7 hasta mahpus ile görüştüler. Bu görüşmelerin sonuçları üzerinden hazırlanan raporda, yaşanan hak ihlalleri aktarıldı.

Raporun sonuç ve öneriler bölümünde ise şu ifadeler kullanıldı:

“-Menemen ve Metris R Tipi Kapalı Hapishaneleri ilk yapılışlarında engelli ve hasta mahpusların ihtiyaçlarına göre yapılmamış ve daha sonra kullanım amacına uygun hale getirilmeye çalışılsa da eksiklikleri devam etmektedir ve bu halleri ile ileri yaşta, hasta ve engelli mahpusların kalmalarına uygun değildirler.

-R Tipi Hapishanelerin BM Mandela Kuralları ile uyumlu olmamasının yanı sıra esasında Türkiye’deki infaz rejiminin Mandela Kuralları ile uyumlu olmadığı, mahpusu çürütmeye dönük özellikler barındırdığı bu nedenle de mahpuslarda kronik hastalıkların hızla ilerlediği ve çok ciddi bir hasta mahpuslar sorunu yarattığı bilinmektedir. Hali hazırda İHD verilerine göre en az 1517 sayıdaki hasta mahpusun varlığı gözetildiğinde mevcut 3 adet R Tipi ile bu sorunla baş etmenin mümkün olmadığı anlaşılacaktır.

-Türkiye’de hasta mahpuslar ile ilgili sorunların çözülebilmesi için 5275 sayılı İnfaz Kanununun 16. maddesinin 3.fıkrası ile 6.fıkrasında değişiklik yapılarak adli tıp kurumunun tekel yetkisi kaldırılmalı ve toplum güvenliği bakımından tehlikeli görülen hasta mahpusların tahliyesini engelleyen hükmü ortadan kaldırılmalıdır.

-Yine 5275 sayılı İnfaz Kanununun 25.maddedeki ağırlaştırılmış müebbet hapis hükümlülerinin infazına ara verilemeyeceğine dair hüküm kaldırılmalıdır.

-5275 sayılı infaz kanunu TMK kapsamında olanlar ile olmayanlar ayrımı yaparak TMK kapsamındaki mahpusların ağır hastalıklı olmaları halinde bile tahliyelerini engellemekte ve böylece ağır hasta mahpus sorununu kronik hale getirmektedir. Bu sorunu çözmek için R Tipi Hapishane modeline geçilmesi çözüm değildir.

-Bunun yanı sıra hasta mahpusun ağır hastalığına rağmen tahliye edilmemesi AİHM’in Gülay Çetin Türkiye kararında belirttiği gibi AİHS’in 3.maddesinin ihlalidir. Dolayısıyla Türkiye’nin sözleşmenin 46.maddesi uyarınca ağır hasta mahpusları ayırım yapmaksızın tahliye etmek yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu mahpusları tahliye etmek yerine BM kuralları ile uyumsuz R Tipi hapishanelerde tutmak çözüm değildir.

-Toplumsal bir varlık olan insanın, uzun süreler bir mekâna kapatılması ve ağır koşullar altında tutulması doğasına aykırıdır. Mahpusun akıl, ruh ve beden sağlığının korunabilmesi amacıyla insanın gündelik yaşamında ihtiyaç duyduğu koşulların bir bütün olarak sağlanmasını esas alan bir yaklaşım ile hapishaneler tasarlanmalıdır. Kişisel ihtiyaçlarını karşılayamayan veya karşılamakta zorlanan, bakıma ihtiyacı olan, hapishane koşullarında hastalığı ağırlaşan ve tedavi edilmesi gereken ağır hasta mahpuslar hapishanelerde tutulmamalıdır. İnsan haklarının ve evrensel hukuk normlarının gereği olarak, hastalığı ilgili sağlık birimleri tarafından tespit edilen hasta mahpusun sevk edilmesi gereken yer R Tipi hapishane değil, tam teşekküllü hastaneler veya ailelerinin yanı olmalıdır.”