Ortaokul ve lise öğrencisi 16 genç, 26 Aralık 1995’te (duvara yazı yazdılar diye) “örgüt üyeliği” suçlamasıyla gözaltına alındı. Manisa Emniyet Müdürlüğü’nde 11 gün boyunca cinsel saldırı, elektrik de dahil ağır işkenceye maruz kaldılar. Birinin annesinin, cezaevi aracının ardından “Götürmeyin evladımı, o daha çok küçük” haykırışı, son dönemde yaşananlarla tekrar hatırlandı. Bazıları 2 yıldan fazla tutuklu kaldı.
Manisalı gençler davası diye bilinen dava 5 yıl sürdü, hepsi beraat etti. Polisler ise işkenceden mahkûm oldu. Gazeteciler ve avukatların ısrarlı takibi, kamuoyu baskısı sonucunda bir başkomiser, bir komiser ve sekiz polise işkence suçundan 5 ila 10 yıl arasında hapis cezaları verildi.
Avukat, eski CHP İzmir Milletvekili Sabri Ergül, Manisa Emniyet Müdürlüğü kapısına "Bu işyerinde işkence vardır" yazısını asmıştı.
Her biri ayrı ayrı suç
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) geçen haftaki eylemlerde, sokaktaki polis şiddetiyle Türk Ceza Kanunu’nda 11 ayrı maddenin ihlal edildiğini belirterek yetkililer ve sorumlular hakkında suç duyurusu yaptı.
Suç duyurusunda, 19 Mart’tan bu yana ülke genelindeki protestoların, “yoğun ve işkenceye varan kolluk müdahalesi ile karşılaştığı” ifade edildi: “İşkence vakaları, sokakta ve kolluk araçlarında yaygın vaziyette icra edilmektedir.”
ÇHD, yurttaşların gösteri ve yürüyüşlere katılmaması için yapılan müdahalelerin gerekçesinin hukuki olmadığını belirtti:
“Kişilerin eylemlere katılmaması için ekteki metinlerde görüldüğü üzere tehdit edilmesi, nefret ifadelerinin yayılması, kişilerin meydan ve sokaklarda inanç ve düşüncelerini ifade etmesinin engellenmesi, suç işlemediği açık olan, şüphe olsa dahi davetiye ile ifadesi alınabilecek kişilerin ev ve yurt odaları gibi özel mekanlarına zorla girilerek haksız arama işlemlerinin icra edilmesi, tüm bu suçların kamu tarafından sağlanan gaz, cop, kolluk oto ve otobüsleri gibi araçlarla işlenmesi, her biri ayrı ayrı suç teşkil etmektedir.”
Ekteki metinler dedikleri, kolluk görevlisi olduğunu beyan eden kişilerin sosyal medya paylaşımları:
“Her sokağa çıktığınızda daha çok işkence göreceksiniz, her havladığınızda daha çok gaz yiyeceksiniz.”
“36 saatin sonu paket” (Gözaltına alınan gençlerin fotoğrafıyla)
Dilekçede, sorumluların şu suçlamalardan soruşturulması ve yargılanması istendi: İşkence, Kasten yaralama, Tehdit, Kişi hürriyetinden yoksun kılma, Nefret ve ayrımcılık, Hakaret, Görevi kötüye kullanma, Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi, İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme, Haksız arama, Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma.
Manisa Emniyet Müdürlüğü kapısına asılan yazı halen güncelliğini koruyor, o dönemdeki gibi gazeteciler ve avukatların buna karşı mücadelesi de…
BirGün / 01.04.25