Taleplerimiz için bir adım öne çıkalım!

8 Mart’ta mücadeleyi büyütelim!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne giderken, işçi ve emekçi kadınlar olarak taleplerimiz etrafında daha fazla birlik olabilmeli, mücadele edebilmeliyiz. Hem işçi sınıfının bir parçası olarak kölece çalışma koşullarına karşı bütünlüklü bir mücadele yürütmeli, bu mücadele içinde kadınların sorun ve taleplerini görünür kılmalıyız.

  • Haber
  • |
  • Basın derleme
  • |
  • 25 Şubat 2025
  • 08:00

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne giderken, işçi ve emekçi kadınlar olarak taleplerimiz etrafında daha fazla birlik olabilmeli, mücadele edebilmeliyiz. Hem işçi sınıfının bir parçası olarak kölece çalışma koşullarına karşı bütünlüklü bir mücadele yürütmeli, bu mücadele içinde kadınların sorun ve taleplerini görünür kılmalıyız. Hem de toplumsal yaşamın her alanında kadınların eşitliği ve özgürlüğü için mücadele etmeliyiz.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, uğruna bedeller ödenmiş, başta işçi ve emekçi kadınlar olmak üzere tüm işçi sınıfına ait bir mücadele günüdür. Ancak kapitalist düzen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün içini boşaltmaya çalışıyor. 8 Mart’ı kadınlara çiçek ya da hediye verilen, kadınların o gün iş yapmadığı bir şov gününe çevirmeye çalışıyor. 8 Mart’ın tarihsel ve sınıfsal özünden kopartılmasına izin vermeyelim. 

***

Kölece çalışma koşulları, düşük ücretler tüm işçi ve emekçilerin sorunu. Ancak toplumsal hayatın her alanında kendisini göstermeye devam eden cinsiyet ayrımcılığıyla kadınlar bu sorunları çok daha katmerli yaşıyor. Sermaye düzeni kadının ikincil konumu pekiştirerek kadınların ucuz işgücü olarak kullanılmasını meşrulaştırıyor. Kadının ücreti “eve ek gelir” olarak gösteriliyor. Birincil sorumluluğunun aile ve annelik olduğu vurgulanıyor. Böylece kriz koşullarında kapıya ilk konulan kadınlar oluyor. Esnek ve güvencesiz çalışma anlamına gelen “yeni nesil çalışma projesi”, annelere evde çalışma imkânı sunma yalanıyla önümüze sürülüyor. Ataerkil anlayışla kadınlara dayatılan bu eşitsizlikleri, esnek ve güvencesiz çalışmayı kabul etmeyelim!

- Toplumsal hayatın her alanında kadın-erkek eşitliği!

- Cinsiyet ayrımcılığına son verilsin, eşit işe eşit ücret ödensin!

- Esnek ve güvencesiz çalışma yasaklansın! 

- Herkese iş, tüm çalışanlara iş güvencesi!

- Tüm çalışanlara insanca yaşamaya yetecek ücret! 

***

Toplumsal bir sorumluk olan ve kamusal olarak çözülmesi gereken çocuk, hasta, yaşlı, engelli bakımı ve ev işleri kadınların üzerinde pranga olmaya devam ediyor. Devlete ve belediyelere ait kreşler, hasta, yaşlı, engelli bakımevleri hem nitelik açısından hem de sayı açısından ihtiyacı karşılamanın çok gerisinde. Üstelik bu hizmetlerin ücretleri çok yüksek. Pek çok kadın çocuğunu bırakacak ücretsiz kreş ya da hastasına, yaşlısına bakacak bakım evi bulamadığı için ya çalışamıyor ya da güvencesiz işler yapmak zorunda kalıyor. Ev işleri, çocuk, hasta, yaşlı, engelli bakımının üzerimize yıkılmasını, hem evde hem de işte yaşadığımız bu “çifte sömürü”yü kabul etmeyelim!

- Tüm fabrikalara, işyerlerine, OSB’lere, mahallelere 7/24 açık, ücretsiz, nitelikli kreşler açılsın!

- Tüm mahallelere 7/24 açık, ücretsiz, nitelikli hasta, yaşlı, engelli bakımevleri açılsın!

***

Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri artmaya devam ediyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre, 2024 yılı en çok kadın cinayeti ve şüpheli kadın ölümünün gerçekleştiği yıl oldu. İktidar kadın düşmanı politikalarla kadınların kazanılmış tüm haklarına göz dikiyor. Kadına yönelik şiddete karşı yeterli yaptırımların uygulanmaması adeta şiddete çanak tutuyor. Kadınlar sadece evlerinde ya da sokakta farklı şiddet biçimleriyle karşılaşmıyorlar. Fabrikalarda, işyerlerinde baskı, taciz, mobbing, fiziksel şiddet gibi farklı şiddet türlerine de maruz kalıyorlar.

- 6284 Sayılı Kanun, İstanbul Sözleşmesi, nafaka hakkı vb. gasp edilemez! Kadına yönelik şiddete karşı yaptırımlar caydırıcı olacak şekilde artırılsın!

- Fabrikalarda, işyerlerinde şiddet, taciz ve mobbinge karşı etkin önlemler alınsın! Kadın işçilerin ağırlıkta olduğu denetleme mekanizmaları kurulsun!

***

Kadınlar düşük ücretler, ağır çalışma koşulları gibi sorunların yanında kadın olmalarından kaynaklı sorunları yaşamaya devam ediyorlar. Kadınlara en az üç çocuk doğurması vaaz ediliyor. Kadınları kuluçka makinası olarak gören zihniyet, anne ve bebeğin sağlığı için uygun koşulların yaratılması için gerekli imkanları ise sağlamıyor. Pek çok kadın hamile kaldığı için işten atılıyor ya da bebeğe bakacak kimse olmadığı için işten ayrılıyor. Ya da kadın sağlığına zararlı işlerde çalışmak zorunda kalıyor. Kadın, anne ve bebek sağlığını hiçe sayan çalışma koşullarını kabul etmeyelim! 

- Kadın işçilerin kadın, ana ve çocuk sağlığına zararlı işlerde çalışması yasaklansın!

- Doğum izinleri arttırılsın, doğumdan önce ve sonra tıbbi bakım ve yardım sağlansın!

- Zorunlu haller dışında gece çalışması yasaklansın. Zorunlu gece çalışması 4 saatle sınırlandırılsın, artı ödeme sağlansın!

- Doğum yapan kadın işçilerin bir yıl olan gece çalışma yasağı arttırılsın!

- Kadın işçilere, sağlık raporuna göre en az bir gün ücretli regl izni verilsin!

Emeğin Kurtuluşu 8 Mart Özel Sayı’ndan alınmıştır...