Hüseyin Temiz yoldaşın ölüm yıldönümündeyiz. Ölüm yıldönümünde yoldaşı bir cümleyle anlat dense; “Sınıfın uzun soluklu koşucusu” derim. Sefaköy İşçi Kültür Evi’nde yoldaşla birlikteydik. Yorulduğu zamanlar da oluyor ve bunu gizlemiyordu. Ama sınıfla ilgili bir çalışmada Hüseyin yoldaşın yorulduğunu duymak bir yana, hissetmedim bile.
Kendisi de işçi olan yoldaş, işçilerle ilgili asla iyimser ve ham hayaller kurmuyordu. Görüştüğü işçilerin gerçekliğinin farkındaydı.
Bir fabrikadan gelen işçiler yanımızda konuşurken direnişe başlamak üzerine iddialı sözler söylüyordu. İnsanları az çok tanıyabilen ben, bu konuşmalar karşısında iyimser hayaller kurmaya başlamıştım.
Hüseyin yoldaş işçilerle ayrı bir toplantı yaptı. Toplantı sonrasında yoldaşla sohbetimizde, işçilerin asıl olarak işten atılıp, tazminatlarını almak için direnişe başlamak istediklerini söyledi.
Hüseyin yoldaş bunu söyleyince hayallerim yıkıldı. Bir başka ifadeyle soluğum kesildi. İşçiler, İşçi Kültür Evi’ne yine geldiklerinde, onlara soğuk davranmadım, ama direnişle ilgili konuşmak istemedim. Hayallerimin yıkılması bir yana, onlar tarafından kullanılmak istemedim.
Hüseyin yoldaş ise işçilerle konuşmanın ötesinde direnişi örgütlemeye başladı. İşçiler direnişe başladı. Direniş sürecinde işçiler, işten atılıp, tazminatını alma düşüncesinden uzaklaşıp, kazanmayı hedefler oldu. İşçilerde direniş sürecinde, çıplak gözle görülebilecek bir bilinç sıçraması oldu.
Bu bilinç sıçramasında Hüseyin yoldaşın emeğinin belirleyici bir payı vardı. Bu yüzden Hüseyin yoldaşa “Sınıfın uzun soluklu koşucusu” diyorum. Sınıfın verili gerçekliği Hüseyin yoldaşın nefesini kesmiyordu.
Kendisi bilinç olarak çok önünde olsa da pratikte sınıfın yanında koşuyor ve koşturuyordu. Bu koşu sıkıntısız devam eden bir koşu değildi. Pek çok engel ve sorunla karşılaşıyordu. Ama yoldaşın asla soluğu kesilmiyor, işçilerle birlikte koşuyor ve koşturmaya çalışıyordu.
Çoğu kere harcadığı emeğin karşılığını alamıyordu. Buna karşın sınıfın öncüsü olarak, sınıfla birlikte koşmaktan geri durmuyordu.
Cenazesine katılan işçilerin Hüseyin yoldaştan “öncümüzdü” diye bahsetmesi bir gerçekliği ortaya koyuyor. “Sınıfın uzun soluklu koşucusu” olarak öncüydü.
Ölüm yıldönümünde Hüseyin yoldaşı anarken, onun bu özelliğini hissederek hatırlıyor ve yoldaşın bu özelliğine sahip çıkıp geliştirerek yaşatmalıyız diyorum.
Sınıf hareketinin hala geri olduğu ve bazı açılardan daha da gerilediği koşullarda Hüseyin yoldaşlara, sınıf uzun soluklu koşucularına ihtiyaç var.
Ölüm Orucu Gazisi Muharrem Kurşun