Elektrik dağıtım şirketleri ihya ediliyor

Elektrik dağıtım şirketlerinin ve onların hamiliğini yapan AKP iktidarının kurduğu talan çarkını kırmanın yolu örgütlü mücadeleyi yükseltmekten geçiyor.

  • Kızıl Bayrak yazıları
  • |
  • Güncel
  • |
  • 25 Mart 2025
  • 08:00

Özel elektrik dağıtım şirketleri kamu kaynaklarını yağmalamaya devam ediyor. İşçi, kamu emekçisi ve emeklilere “para yok” diyenler, milyarlarca lirayı elektrik şirketlerine transfer ediyor. İktidar, 2024 de elektrik dağıtım şirketlerinin kasasına tam 32,5 milyar TL aktardı. 

Özelleştirme politikası ve peş peşe yapılan fiyat artışları işçi ve emekçilerin belini bükerken, elektrik dağıtım şirketleri ihya ediliyor. Özelleştirmelerle elektrik şirketleri yağmalandı, bedeli ise sürekli yapılan zamlar ve artırılan vergilerle işçi ve emekçilere ödetildi, ödetiliyor. Kısacası AKP-MHP iktidarı yoksuldan çalıyor, elektrik dağıtım şirketlerinin kasalarına aktarıyor.  

Elektrik dağıtımının özelleştirilmesi nedeniyle faturaların nerdeyse üçte ikisi “dağıtım bedeli” adı altında şirketlere aktarılıyor. Elektrik faturaları üzerinden dağıtım şirketlerine aktarılan kaynağın faturası ise emekçilerin sırtına yıkıldı.  

Elektrik dağıtımını özelleştirmek, kamusal bir hizmeti kapitalist şirketlerinin insafına bırakmaktır. Vicdanı cüzdan olan dağıtım şirketlerinin kâr odaklı yaklaşımı nedeniyle, emekçilerin faturaları katlanıyor. Elektrik dağıtım tekelleri AKP iktidarına yakınlıkları sayesinde diledikleri gibi zam yapabiliyorlar. Bu nedenle emekçilerin sırtındaki fatura yükü katlanıyor. Yetmiyor! Çeşitli teşviklerle elektrik dağıtım tekellerini vergiden muaf tutmak için düzenlemeler yapılıyor. 

Enerji sektöründe özelleştirme demek, emekçilerin elektrik faturası yükünün artması demektir. Elektrik dağıtım tekellerine düzenli kaynak aktarmaktır. Plansız elektrik kesintileridir. Orman yangınlarıdır. Karşıdan karşıya geçerken elektrik akımına kapılıp ölmektir. Denetimsizliktir!

Elektrik dağıtımı teknik uzmanlık, deneyimli mühendis kadrosu gerektiriyor. Bakımlar, ölçümler, onarımlar ciddi maliyetli kalemlerdir. Bu işler dağıtım şirketlerinin kâr hırsına teslim edildi. Elektrik dağıtım işinin özelleştirilmesi faturaların katlanmasının yanı sıra emekçileri öldüren ihmallere de yol açtı, açıyor. 

AKP’li yıllarda enerjide özelleştirme ayyuka çıktı. AKP’den önce üretimin %60’ı, dağıtımın ise tamamı devletin, kamunun elindeydi. Bugün ise elektrik üretiminin yüzde 90’ı, elektrik dağıtımının tamamı özel kapitalist tekellere teslim edildi. Elektrik üretim ve dağıtımının özelleştirilmesinden sonra, ihale şartnamelerine aykırı olarak asalak kapitalist şirketlere pek çok kolaylık ve avantaj da sağlandı. 

Elektrik dağıtım şirketleri, kayıp-kaçak tüketimden kaynaklanan maliyetleri emekçilerin faturalarına yansıttı. Mahkeme kararlarını uygulamadı. Faturalarda bilgiler gizlendi. Torba fatura uygulamasına geçildi.

Elektrik üretim şirketlerinin termik santralleri çevre mevzuatına aykırı olarak filtresiz çalıştırmalarına göz yumuldu. Maliyet fiyatının üzerinde alım garantileri verildi. Kapasite mekanizmaları ile haksız destekler sağlandı. Elektrik dağıtımı kapitalist tekellere altın tepside sunuldu. Elektrik üretim ve dağıtımında, kâr ve kazanç garantisi tanınan enerji tekellerinin egemen olması ile elektrik fiyatları rutin bir şekilde yükselmeye başladı. 

AKP iktidarı, her daim özelleştirmeciydi. Enerji politikası da buna göre şekillendi. Hedefi elektrik dağıtımının tamamını kapitalistlere peşkeş çekmekti. Elektrik üretim tesislerinin de satılacağını açık bir şekilde ifade etmişti. Nitekim öyle de yaptı. 

AKP iktidarı elektrik dağıtım ihalelerini kapalı kapılar ardında gerçekleştirdi. Özelleştirmelerin ardından alacakları tahsil etmek için kılını kıpırdatmadı. Dahası, elektrik dağıtım şirketlerinin borçları özellikle tahsil edilmedi. Alacakların özelleştirme öncesi tahsil edilmemesi, devir bedellerinin ödenmesi için kullanılmak üzere sıfır faizli kaynak olarak elektrik dağıtım tekellerine sunuldu. Bu uygulama, “özelleştirme” adı altında tam bir “talan” yapıldığının açık göstergesidir.  

Elektrik zamları ile birlikte devasa yeni bir kaynak dağıtım şirketlerine aktarıldı. Bunca ranta rağmen elektrik şirketleri yatırım yapmaktan kaçındılar. Bu nedenle İzmir`de yaşanan şiddetli yağış sonrasında insanlar hastanelik oldu, hayatını kaybetti. Buna rağmen can güvenliğini tehlikeye atan elektrik dağıtım şirketleri idari ve mali yönden denetlenmedi. 

Elektrik dağıtımının özelleştirilmesinden sonra teknik yeterlilik büyük oranda azaldı. Deneyimli kadrolar uzaklaştırıldı. Maliyeti düşürmek için hizmetlerin çoğu taşeron firmalara devredildi. 

AKP iktidarı elektrik dağıtımını hiçbir altyapı yatırımı yapmayan yandaş firmalara peşkeş çekmiştir. Bu yetmezmiş gibi şehirler arasında elektrik iletiminden sorumlu olan TEİAŞ’ı da özelleştirme kapsamına almıştır. TEİAŞ’ın özelleştirme süreci durdurulmazsa sadece elektrik dağıtımında değil, şehirler arası elektrik iletiminde de ciddi sorunların yaşanması kaçınılmazdır. 

Elektrik üretim ve dağıtımına ilişkin özelleştirme politikası, kapitalistlerin çıkarlarına göre belirlendi. Burjuvazi enerjide özelleştirme sürecinin bir an önce tamamlanmasını istiyor. Tüm bunlar enerji dağıtım tekellerini koruyan bilinçli politikaların, sınıfsal tercihlerin ürünüdür. Elektrik dağıtım şirketlerinin ve onların hamiliğini yapan AKP iktidarının kurduğu talan çarkını kırmanın yolu örgütlü mücadeleyi yükseltmekten geçiyor.