ABD-Türkiye-İsrail tarafından Suriye’nin cihatçı teröristlere teslim edildiği gün Alevilere karşı sürek avı başlatıldı. Özellikle Humus kent merkezi ve kırsalı ile Hama kırsalında çok sayıda vahşi katliam gerçekleştirildi. Mahalle, kasaba ve köylerde etnik temizlik yapıldı. Saldırının esas hedefi Aleviler olmakla birlikte Şiiler ve İsmaililer de hedef alındı.
Lazkiye, Tartus, Ceble, Kırdaha gibi sahil kentlerinde işlenen cinayetler sınırlı olsa da bu kentlerde de cihatçı katiller sürekli terör estirdi. Bu kentlerde daha önce bazı kitle gösterileri yapılmış, cihatçılara dönük silahlı saldırılar da gerçekleştirilmişti. Ancak HTŞ rejiminin sistematik katliamlarının boyutuna kıyasla bu eylemler sembolik kalıyordu. Cihatçı terörün giderek azgınlaşması ise durumu değiştirmiş görünüyor.
Aleviler sokaklara çıktı
İnsanlığa karşı işledikleri suçların videosunu çekip yayınlayan cihatçı-faşistlerin Lazkiye’de çekilen bir videosu Aleviler arasında infial yarattı. Videoda, “Domuz Aleviler sizi öldürmeye geldik. Başlarınızı kesip ayaklarınızın altına atmaya geldik. Burası Alevilerin evleri ateş açın” diye bağıran katil sürüleri, etrafa rast gele ateş açarken görülüyor.
Videonun sosyal medyada yayılması üzerine sahil kentleri başta olmak üzere birçok kentte protesto gösterileri yapan Aleviler ve onlara destek verenler, ırkçı saldırganlık ve mezhepçi katliamın durdurulmasını talep etti. Tepkilerin yaygınlaşması üzerine açıklama yapan HTŞ rejimi, videoda bağıran kişinin tutuklandığını söyledi. Elbette bu iğrenç yalana inanan olmadı. Zira, halkın katliamlara tepki gösterdiği her olayın ardından bu tür açıklamalar yapılıyor. Ama cihatçı-faşistlerin saldırıları günden güne artıyor. Kaçırmalar, vahşi işkenceler, cinayetler durmak bir yana, artıyor. Nitekim halkın ölümü göze alarak sokaklara çıkması, sistematik katliamın vardığı boyut hakkında fikir veriyor.
İsrail’e dalkavukluk, Suriyelilere bomba
Cihatçı terör şebekelerinin başını çeken HTŞ rejimi, soykırımcı İsrail’e sadakatini onlarca kez dile getirdi. Suriye topraklarını işgal eden Siyonistlere karşı direnmek bir yana, açıklama bile yapamayan Colani, Suriye ordusuna ait ağır silah ve mühimmatın tümünü imha eden İsrail’e dair söz söylemeyecek kadar ödlek olduğunu gösterdi. Siyonistler başkent Şam’ın kapılarına kadar dayanmışken tek söz edemeyen Colani, katil sürülerini Alevilerin üzerine salarak güç gösterisi yapıyor.
“Yeni Suriye Ordusu” diye anılmaya başlanan cihatçı terör şebekelerini hedef alan silahlı saldırılar başlayınca, elinde kalan helikopterlerle Alevilerin üzerine bomba yağdırmaya başladı. Direnişçilere ulaşamayınca halkın üzerine bomba yağdıran HTŞ, sadece vahşetini değil aczini de gösterdi. Ancak son gelişmeler, Aleviler başta olmak üzere cihatçı-faşist teröre karşı çıkan Suriyelilerin direniş eğiliminin gelişmeye başladığına işaret ediyor.
Halkın üzerinde terör estiren HTŞ’nin oluşturduğu arama noktalarına dönük askeri saldırılar son günlerde artmış durumda. HTŞ güçlerini pusuya düşüren direnişçilerin 15 cihatçıyı öldürmesi üzerine Lazkiye, Ceble, Tartus kentleri ve kırsalına askeri yığınak yapıldı. Sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamalara göre, Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece boyunca çatışmalar devam etti.
“Yüksek Savunma Meclisi Başkanlığı” adıyla yapılan açıklamalara göre, cihatçıların oluşturduğu pek çok kontrol noktası ele geçirildi. Birçok cihatçı esir alında, silah ve mühimmatlarına el konuldu. Olayların boyutu hakkında kesin bilgiler bulunmasa da cihatçı rejim tarafından yapılan açıklamalar ve sahil bölgesine askeri yığınak yapılması, ciddi bir karşı direniş olduğuna işaret ediyor.
Öte yandan, Colani’nin “Esad rejimi artıklarına karşı operasyon yapıyoruz” açıklamaları medya tekelleri tarafından yayılıyor. Cumhuriyet gazetesinin de olayları aynı içerikte haberleştirmesi, cihatçı terör rejiminin propagandasının alıcılarının sanılandan yaygın olduğunu düşündürtüyor. Buna rağmen direnişin artık örtbas edilemeyecek boyutlar kazanmaya başladığına işaret eden veriler de çoğalıyor.
“Suriye Kurtuluş Askeri Konseyi” kuruldu açıklaması
Çatışmaların şiddetlendiği sırada eski Suriye ordusu subaylarından Tuğgeneral Gias Süleyman Dala'ya atfedilen bir açıklama yayınlandı. Açıklamada, "Suriye Kurtuluş Askeri Konseyi'nin kurulduğu ve faaliyete geçtiği" belirtildi.
Konsey adına yapılan “1 Numaralı Açıklamada” şu ifadeler yer alıyor:
“Konsey, Suriye topraklarının tamamını işgalci terörist güçlerden kurtarmayı ve mevcut rejimi devirerek onun iğrenç mezhepçi baskı aygıtını dağıtmayı amaçlıyor.”
Lübnan merkezli al akhbar gazetesinin sitesinde yer alan haber göre Konsey, tüm mezhep, bölge ve etnik kökenlerden Suriyelilere, "Saflarımıza katılın ve bu tarihi aşamada yanımızda durun" çağrısı yaptı. Uluslararası topluma ise "Suriye toplumunun belirsiz terimlerle gizlenen adaletsizlik ve zulümden kurtulma iradesini destekleyin" çağrısı yapıldı.
“Yabancı teröristleri derhal kıyılardan uzaklaştırmalılar”
Çatışmalar devam ederken, gecenin ilerleyen saatlerinde açıklama yapan Suriye Kurtuluş Askeri Konseyi Komutanı Tuğgeneral Gias Süleyman Dala, HTŞ güçlerinden yüzlerce kişiyi esir aldıklarını söyledi.
HTŞ ile müzakere yürütüldüğü belirtilirken, Konseyin görüş ve taleplerine dair şunlar söyleniyor:
“Esir aldıklarımızı serbest bırakmak karşılığında tüm Suriye sahillerinden çıkmaları, çetelerin hapishanelerinde bulunan tutuklularımızın ve askerlerimizin serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Tutuklulara iyi davranıyoruz ve onlara güvenlik sağlıyoruz.
HTŞ bir ders çıkarmalı. Yüzlerce tutsağımız var, şartlarımız kolay ve karmaşık değil.
Yabancı teröristleri derhal kıyılardan uzaklaştırmalılar.”
Barışçıl gösteriler için çağrı
Olaylara dair bir açıklama yayınlayan Suriye ve Yurt Dışı Yüksek Alevi İslam Konseyi ise, 7 Mart Cuma günü barışçıl gösteriler yapılması için alanlara çıkma çağrısında bulundu.
Konsey Başkanı Şeyh Gazal Gazal’ın kişisel facebook hesabından yayınlanan açıklamada, HTŞ’nin sivil evleri hava saldırılarıyla hedef almasını kınadı ve şu çağrıyı yaptı:
"Genel olarak Suriye'deki halkımızı, özel olarak da Suriye kıyılarını, yarın cuma günü, ‘haksızlık karşısında hakikatin sesini yükseltmek’ amacıyla, saat 14.00'ten itibaren çeşitli kentlerde, meydanlarda barışçıl bir oturma eylemi yapmaya çağırıyoruz.”
Lazkiye, Tartus, Şam, Humus gibi kentler de dahil birçok kentte halkın sokaklara çıkması bekleniyor.
***
Gelişen olayların boyutu ve nasıl bir seyir izleyeceği henüz net değil. Şam’daki cihatçı terör rejimi geri adım atmaz, katliamlara devam ederse, çatışmaların şiddetlenmesi kaçınılmaz görünüyor. Ancak sonucu ne olursa olsun Suriye sahillerinde yeni bir durumun oluşmakta olduğunu söylemek mümkündür. Zira, zulmün olduğu yerde direniş de kaçınılmazdır.