Türk Metal ve Türk İş ağalarına...

20 Ekim 2024 günü Ankara'da "Zordayız, Geçinemiyoruz" diyordunuz. On binlerce işçiye hitaben o kürsüden AKP iktidarına veryansın eden sizler halk ayağa kalkmışken bugün neden suskunsunuz?

  • Haber
  • |
  • Sınıf
  • |
  • 22 Mart 2025
  • 12:30

20 Ekim 2024 günü Ankara'da "Zordayız, Geçinemiyoruz" diyordunuz. On binlerce işçiye hitaben o kürsüden AKP iktidarına veryansın eden sizler halk ayağa kalkmışken bugün neden suskunsunuz. 

Koca ülke tek adam rejiminin keyfi dayatmalarına karşı ayakta tepkisini dile getiriyor, alanlara, meydanlara akıyor. Siz ve yardakçılarınız sanki hiçbir şey yokmuş gibi her şey normalmiş gibi kafanızı deve kuşu misali toprağa gömmüş ölü sessizliği içindesiniz. 

Metal işçileri başta olmak üzere grevi yasaklanan kimlerdi? İşçi sınıfını asgarî kölelik ücretine kimler mahkum etti? Çok değil tam 5 ay önce Ankara'da on binlerce işçinin gözü önünde "Vergide Adalet" için AKP iktidarını karşınıza alan sözlerinize ne oldu? 

Bugün mesele tek başına İmamoğlu ve beraberindeki insanların keyfi bir biçimde gözaltına alınması değil. Mesele toplumun demokratik hak ve özgürlüklerinin hiçe sayılmasıdır. Cumhurbaşkanlığı koltuğunu kaybetmemek uğruna tek adamın ve yandaşlarının pervasız saldırılarına karşı işçi sendikaları da mücadele etmek zorundadır. Sesiz kalmak bu hukuksuzluğa, bu adaleti şaşmış düzene rıza göstermek demektir. Oysa bu düzen bir baskı ve sömürü düzenidir. Ve işçi sınıfının tam karşısındadır.

Metal işçileri şunu çok iyi biliyor ki; Türk Metal ve Türk İş içerisinde söz, yetki ve karar hakkı olmadığı gibi demokrasi ve adalet anlayışı da yoktur. Bunun sayısız örneği fabrika ve işletmelerde yaşanmıştır. Kendi bünyesi içerisinde demokrasiyi işletmeyen sendika ve konfederasyonların iktidarın hak ve özgürlükleri gasp etmesine söyleyecek sözü yoktur.

Metal işçileri, Türk Metal şahsında sendikalarda demokrasi istediğini 2015 metal fırtınada dostuna ve düşmanına açık bir şekilde gösterdi. Temsilci seçimlerinin bile tepeden atama ile yapıldığı, sözleşme süreçlerinde işçilerin irade ve taleplerinin yok sayıldığı Türk Metal anlayışına karşı demokrasi ve adalet için mücadele etti.

Kendi sendikasında demokrasi isteyen, seçme ve seçilme hakkına saygı gösterilmesini talep eden, bunun için mücadele eden metal işçisi ülkedeki genel hak ve özgürlüklerin korunması için de mücadele etmek zorundadır. Bu baskı rejiminin en büyük kaybedeni işçi sınıfı olacaktır. İktidar krizin bütün faturasını sırtımıza yıkmaya çalışırken, bizleri açlığa, yoksulluğa, işsizliğe mahkûm ederken, bugün hak ve özgürlükleri keyfince yok sayarken yapmamız gereken alanları meydanları doldurmak, “baskı ve sömürüye geçit vermeyeceğiz” diye haykırmaktır.

Gelecek güzel günler işçi sınıfının elindedir.

Metal İşçileri Birliği