Türk Tabipleri Birliği’nin 25 Şubat-1 Mart arasında İstanbul’dan Ankara’ya sürdürdüğü “Beyaz yürüyüş” bugün (1 Mart) yapılan yürüyüş ve forum ile sonlandırıldı.
14 Mart Tıp Bayramı gününe hazırlık kapsamında yapılan yürüyüş ve forum için çeşitli illerden gelen TTB üyeleri 12.30’da Kocatepe’de buluştu. Kortejlerle ve sloganlarla forumun gerçekleştirileceği Makine Mühendisleri Odası’na geçildi.
Yürüyüş boyunca “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz”, “Direne direne kazanacağız”, “Yaşamak yaşatmak istiyoruz”, “Sağlıkta ticaret ölüm demektir” sloganları atıldı.
13.00’da MMO Eğitim ve Kültür Merkezi’nde forum başladı. Forum ilk olarak katılımcı kurumların konuşması ile başladı. TTB adına Merkez Konseyi Başkanı Alpay Azap konuşma yaptı. Azap TTB’yi beyaz yürüyüşe iten sebepleri dile getirerek şunları dedi:
“Bugün bir sağlık politikası ile karşı karşıyayız. Bu programın temel hedefi sağlığın piyasalaşması ve ticarete konu olmasıdır. Özel sektörün kamu hastanelerine göre arttığını görmekteyiz. Buradan kaynakların özel sektöre aktarıldığını görmekteyiz. Hastaneler artık bir işletme mantığı ile çalışmakta. Oysa sağlık para kazanılacak bir alan değildir. Sağlık temel bir insan hakkıdır. Toplumun sağlık düzeyinin yükseltilmesi gerekir. Ama sağlıkta dönüşüm program tamamen buna zıt hareket etmektedir. Çalışma ortamları da dönüşmektedir. Bir doktor hastaya ne kadar zaman ayıracağını kendisi belirleyememektedir. Hekimlerin poliklinikteki yetkileri ellerinden alınmaktadır. Ne kadar tetkik isteyeceği gibi mesleki konularda da yetkileri kısıtlanmış durumda. Ayrıca bu ortam hekime karşı şiddeti de artırmaktadır. Bu bizleri tükenmişliğe, meslekten soğumaya doğru götürmektedir. Ayrıca halkın payına da cepten ödemelerin artması düşmektedir. Katkı payları artırıldı. Buna ciddi bir tepki gösterince geri adım attılar. Ayrıca mevcut sağlıkta dönüşüm programının hedefi şudur: bu program merkezine sağlığı koymamaktadır. Merkezine hastalığı koymaktadır. Ve hastalık ile ilgili tamamen ticari bir işleyiş hakimdir. Koruyucu sağlık hizmetlerine katkı son derece azdır. Bu sağlık sistemi karşısında bize düşen bu ülkenin hak ettiği başka bir sağlık sistemi nasıl olur, bunun mücadelesini vermek. TTB olarak bizim birikimimiz, kadrolarımız var.”
Ardından Kıbrıs TTB adına Ceyhun Kalkan bir konuşma yaptı. Kalkan, konuşmasında TTB’nin kendileri ile yaptığı dayanışmayı anlattı. Ardından Kıbrıs’taki sağlık sisteminin Türkiye’dekinden dahi çok çok geride olduğunu anlatarak 1. 2. ve 3. derecede sağlık uygulamalarının dahi olmadığını aktardı. Sadece acil ağırlıklı bir sağlık uygulamasının varlığından bahsederek şunları vurguladı:
“Sağlık altyapımız çok yetersiz. Tam bir kaos içerisinde çalışmaktayız. Kamusal sağlığın erişilebilirliği üzerine mücadele etmekteyiz. Ve bunun mümkün olduğuna inanmaktayız. Halka da bunu talep etmelerini söylemekteyiz. Bizde ‘başka bir sağlık sistemi’ değil, herhangi bir sağlık sistemimiz yok. Basamak hekimliği yok. Sadece 3. basamak hekimliği var.”
Konuşmaya KESK Eş başkanı Ahmet Karagöz devam etti. Sağlık politikalarını eleştiren Karagöz şunları dedi:
“Sağlık birimlerinin ticarethaneye, hastalar ise tamamen müşteriye dönüştüğü bir sağlık sistemi içerisinde elbette gerekli, nitelikli, parasız, ulaşılabilir ve anadilde sağlık hizmeti verilmemektedir. Sağlık bir hak olmaktan çıkmış sadece parası olanların yararlandığı bir alana dönmüştür. Bu system tamamen ranta, talana dayalı bir sistemdir. Milli eğitim bakanlığına özel okul sahiplerini seçerseniz, sağlık bakanlığına hastane sahiplerini seçerseniz bu bize ölüm olarak yansır.”
Sonrasında Barolar Birliği ve TMMOB adına da konuşmalar yapılarak kitle selamlandı.
Ardından forum bölümünde onlarca sağlık çalışanı söz alarak ilerleyen süreçte ve özelde 14 Mart’ta yapılacak olan eylemli sürecin hangi talepler ile ilerleyeceğine dair konuşmalar yaptı. Konuşmaların ardından konser ile etkinlik sonlandırıldı.
Kızıl Bayrak / Ankara