Emekçiler değil, yoksulluk “bayram” ediyor

Kriz koşullarında yoksulluk ve işsizlik alabildiğine yoğunlaşmış ve yaygınlaşmışken, saray rejimi emekçilere “tasarruf” vaazı çekiyor. Ama kendileri topyekûn olarak israftan kaçınmıyorlar. Onlara her gün bayram. Ama emekçiler açısından yoksulluk “bayram” ediyor.

  • Haber
  • |
  • Güncel
  • |
  • 31 Mart 2025
  • 23:30

Türk-İş’in bayram arifesinde açıkladığı 2025 Mart ayı açlık ve yoksulluk sınırı raporunda şu veriler yer almıştı:

“-4 kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması (açlık sınırı) 23.615 TL.

-Yoksulluk sınırı 76.922 TL.”

Asgari ücretin net 22.104,67 TL olduğunu ve asgari ücretin Türkiye’de ortalama ücret haline geldiğini de hatırlayalım. Bu durumda 4 kişilik bir ailede 1 kişi çalışabiliyorsa, o aile bireyleri yoksulluk sınırı şöyle dursun, açlık sınırının altında bir ücretle yaşamak zorunda. Kira, elektrik vb. gibi zorunlu harcamaları da hesaba kattığımızda, asgari ücretten geriye kuru ekmek almaya bile yetmeyecek kadar az para kalıyor.

Öte yandan, saray rejiminin aparatı TÜİK dar tanımlı işsizliği sürekli az gösterirken, DİSK-AR’ın açıkladığı verilere göre “Geniş tanımlı işsizlik oranları pandemi dönemi oranlarına yakın seyrediyor”. Yani işsizlik sorunu da gün be gün büyüyor.

Kriz koşullarında yoksulluk ve işsizlik alabildiğine yoğunlaşmış ve yaygınlaşmışken, saray rejimi emekçilere “tasarruf” vaazı çekiyor. Ama kendileri topyekûn olarak israftan kaçınmıyorlar. Onlara her gün bayram. Ama emekçiler açısından yoksulluk “bayram” ediyor.

***

Saray rejimi, derinleşen krizi emekçilere fatura etme politikasını sürdürdüğü için kitlelere “sabredin” demenin ötesinde vaatte bulunamıyor. Bu koşulların sarstığı iktidarlarını elde tutabilmek için düzen muhalefeti dahil önlerinde engel olarak gördükleri tüm kesimlere saldırıyorlar. Bu zorbalığa karşı büyüyen öfke 19 Mart’ta İmamoğlu’nun gözaltına alınıp tutuklanmasıyla patladı ve kitleler günlerce sokaklarda eylemler gerçekleştirdi.

Protesto eylemleri karşısında saray rejimi gözaltı ve tutuklama terörü estirdi. Halk hareketinin devam ettiği 10 gün boyunca ülke genelinde binlerce kişi gözaltına alındı, çoğu üniversite öğrencisi toplam 301 kişi tutuklandı. Bu kaba saldırganlığa karşın protesto eylemleri sürüyor. Ramazan Bayramı bahanesiyle saray rejiminin 9 günlük “bayram izni” bile eylemleri durdurmadı.

Yoksulluğun “bayram” yaptığı şu günlerde, halk gerçek bayram arzusuyla saray rejimine karşı sokakta, eylemde.

Halk hareketine ve gençliğin zorbalığa karşı gelişen eylemlerine katıldığı gerekçesiyle tutuklanan DGB’li Ulaş Uslu, emekçiler için gerçek bayramın nasıl geleceğini dostlarına ve yoldaşlarına seslendiği ilk mektubunda şöyle ifada etti:

“Bizler neden tutuklandık?

Sokağa çıkan gençliğin, emekçilerin sesini kısabilmek, mücadelesini engellemek adına bizleri tutsak etseler de düşüncelerimiz özgür. Haklı bir davanın savunucuları olanları gözaltı, tutuklama, baskı ve saldırıları ile yıldıramayacaklar. Bizler parasız nitelikli bir eğitim hakkı isteyenler, faşist baskı ve zorbalığı reddediyoruz. İçeride ve dışarıda mücadelemiz sürecek. Bu zorbalık koşulları bizlerin mücadelesi ile kırılacak. Emperyalist-kapitalist düzenin yıkılışı bizlerin elleriyle gelecek.”

H. Ortakçı